
Vergi Dairesi Başkanı Fethi Aygün, piyasadan vergi alacağı toplamının 138 milyon YTL olduğunu, bin 789 mükellefin bankalardaki hesaplarına haciz konulduğunu söyledi. ETO Başkanı Sarar ise," Kara listeye düşen tacirin varlığını devam ettirme şansı kalmamaktadır. Çünkü ticari itibarı zedelenmektedir" dedi. Eskişehir Ticaret Odası'nda (ETO) düzenlenen toplantıda konuşan Vergi Dairesi Başkanı Fethi Aygün, 2007 yılında vergi alacaklarının toplam 138 milyon YTL olduğunu açıklayarak, "2007 yılı Eylül ayı sonu itibariyle tahakkuk eden 778 milyon YTL vergiden 640 milyon YTL'sini tahsil ettik. Tahsil edemediğimiz alacaklar çerçevesinde bize isimleri bildirilen bin 789 mükellefimizin banka hesaplarına haciz işlemi başlattık. Bu mükelleflerden alacağımız tutar yaklaşık 17 milyon YTL. Hesapların bloke edilmesinin ardından 3 milyon YTL vergi alacağını tahsil ettik. Biz hemen mükelleflerin yakasına yapışmıyoruz. Kanun ve mevzuatları uygulayıp, elimizden gelen yardımı da yapı-yoruz" dedi. Aygün, 11 bin 500 mükellefin kayıtlı olduğu Yunus Emre Vergi Dairesi'ne 11 bin kişinin borçlu olduğuna dikkati çekti. Özellikle matematik öğretiminde kreş ve ana sınıfında çocuklara uygun programlar geliştirilmediği için öğretilecek bilgiler biriktirilmekte ve okula başlar başlamaz çocuklara bu bilgiler birden alışılageldik yöntemlerle yoğun şekilde öğretil meye çalışılmaktadır. Bu, hem çocukları dersten uzaklaştırmakta, hem de anne ve babaları psikolojik olarak sıkıntıya sokmaktadır" dedi. ETO Başkanı Cemalettin Sarar ise, Maliye Bakanlığı'nın takipli vergi borcu bulunan mükelleflerin bankalardaki hesaplarını bloke etmesinin piyasalarda tedirginliğe sebep olduğunu söyledi. Tüccarın devlete olan vergi borcunu kasten ödemediği kanaatinde olmadıklarını ifade eden Sarar, "Eskişehirli tacir, her zaman vergi borcunu ödedi. Gerektiğinde malını, mülkünü satarak vergi borcunu ödedi. Neticede, Eskişehir vergi tahakkuk ve tahsilat oranlarını gösterir istatistiklerde hep ön sıralarda yer aldı. Ancak, iç pisadaki durgunluk ve nakit akışında yaşanan sıkıntılar, tacirimizi oldukça zorlamaktadır. Ticari işlemlerde görünen o ki, nakitten ziyade çek ve senetle işlemler yürütülebilmektedir. Son uygulama, çeke bağlı vadeli işlemlerle varlığını sürdürmeye çalışan esnafı zor duruma düşürmektedir" diye konuştu. Cemalettin Sarar, tüccarın piyasaya taahhüt ettiği boçlarını, banka hesapları maliye tarafından bloke edildiğinden dolayı ödeyemediğini ve aynı zamanda da kara listeye düştüğünü kaydederek, şunları söyledi: "Kara listeye düşen tacirin ise varlığını devam ettirme şansı kalmamaktadır. Çünkü, ticari itibarı zedelenmektedir. Eskişehir Ticaret Odası olarak herkesin vergisini zamanında vermesinden yanayız. Ancak, mükellefin işini çevirme imkanlarını elinden almamak lazım. Vergi, çalışan mükelleften alınır. İşini tasfiye eden mükelleften zaten vergi alamayız. Diğer yandan, vergisini ödememekte ısrar eden 'nasıl olsa af çıkar' mantığı ile hareket eden mükellefler olabilir. Bu tür davranışları onaylamak mümkün değil. Biz Ticaret Odası olarak vergi affına da karşıyız. Sık sık çıkan vergi afları, vergisini zamanında ödeyen, yasalara saygılı mükellefin cezalandırılması anlamına gelir. Vergi afları, vergi borcunu zamanında ödememeyi teşvik etmekten başka bir işe yaramaz kanaatindeyiz. İşte iki durum arasındaki hassas dengeyi, maliye bürokrasisinin kurması gerekir. Vergi borcu olan mükelleflerin banka hesaplarının bloke edilmesi, piyasalarda esnafın iş ve itibar kaybetmesine yol açabilir. Maliyenin vergi kayıp ve kaçaklarını önlemek için tedbir alması doğaldır. Ancak, bu takibi yaparken başka yöntemler kullanılması daha uygun olur görüşündeyiz." Toplantıyı, daire ve oda yöneticileri ile çok sayıda mükellef takip etti. |