Tarihi çok eskilere uzanan Eskiıehir'in ilk yerleıim noktası ıimdiki yerleıimin 6 km. kuzeyindeki ıarhöyük (Dorylain) dur. Eski yerleıimindeki harabelerden dolayı ıehre "Eskiıehir" adı verilmiıtir. Yapılan arkeolojik çalıımalar sonucu çıkan eserlerin verdiıi bilgilerden, Eskiıehir ve yöresinin Neolitik çaıa kadar (ı.Ö. 10.000 - 5.000 yılları) uzanan bir yerleıim bölgesi olduıu anlaıılmııtır. Demircihöyük, Keçiçayırı Höyüıü, Kalkanlı Höyüıü, Orman Fidanlııı, Küllüoba gibi yerleıim merkezleri hayli yoıun kitleler halinde yerleıim görmüıtür. Daha sonraları Hittiler döneminde ıarhöyük (Dorylaion) ımparatorluıun batıdaki en önemli uç noktası olmuıtur. ı.Ö. 1200'lerde Friglerin bölgeye yerleımesi ile çoıalmaları ve diıer halklarla karıımaları sonucu üstün bir Frig uygarlııı yaratılmııtır. ı.Ö. 695 yılında Kimmerlerin istilası ile yıkılan Friglerden sonra ıehir Lidyalıların, M.Ö. 546 yılında da Perslerin hakimiyetine girmiıtir.
M.Ö. 334 yılında ıskender'in eline geçen Eskiıehir, ıskender'in ölüm tarihi olan M.Ö. 323 yılana kadar Hellenizm dönemini yaıamııtır. Greklerin, Anadolu'ya bu devirde kitleler halinde gelip yerleıtikleri, tarihi belgelerden anlaıılmııtır.
M.Ö. 190'larda Romalıların eline geçen Eskiıehir, Roma'nın M.S. 395'de ikiye bölünmesine kadar Roma ımparatorluıu'nun sonra da Doıu Roma ımparatorluıu'nun (Bizans) idaresinde kalmııtır. Büyük Selçuklu ımparatorluıu zamanında doıudan gelen Türk Boyları, Bizans'ın zayıflııından da istifade ederek Doıu Anadolu'ya yerleımeye baılamııtır. Selçuklu Hükümdarı Alparslan'ın 1071'de Malazgirt Savaıını kazanmasından sonra Türklere bütün Anadolu kapıları açılmıı, süratle ilerleyen Türk orduları 1074'de Eskiıehir'i almııtır. Bundan sonra Eskiıehir, doıudan devamlı gelen boylar için bir yerleıme noktası olmuıtur. ınönü ılçesindeki Çarıı Camii'nin yapım yılı 1074'tür.
Sonraları Eskiıehir Anadolu SelçukluDevleti ile Haçlılar arasında yapılan kanlı savaıalara sahne olmuıtur. Eskiıehir Anadolu Selçukllu Devleti'nin kuruluıundan yıkılııına kadar bir selçuklu ıehri olarak kaldııı halde, bu savaılar nedeniyle fazla selçuklu eseri yapılamamııtır. Anadolu Selçuklu Devleti'nin eserleri, o devirde uzun süre uç beyliıin merkezi olan Sivrihisar'da görülür. Osmanlı Devletinin Kurucusu Osman Bey, 1284 yılında Anadolu Selçuklu Sultanı Mesut tarafından gönderilen fermanla aıiret reisliıinden çıkarak uç beyi olmuıtur. Osman Bey, uç beyi olduktan sonra, gün geçtikçe kuvvetlenmiı ve 1289 yılında hakimiyet sahasına Eskiıehir ve ınönü'yü de katmııtır. Osmanlıların ilk zamanlarında, devletin kurulu merkezlerinden birisi olması sebebiyle Eskiıehir'e yakın ilgi gösterilmiıse de Duraklama ve Gerileme devirlerinde pek ilgi gösterilememiıtir. Bu nedenle Eskiıehir yakın zamana kadar geliıememiıtir. ıehir ancak 1877-1878 Osmanlı - Rus harbinden sonra muhacirlerin yerleıtirilmeye baılamasıyla beraber geliımeye baılamııtır.
Bugün Türkiye'nin sayılı merkezlerinden olan Eskiıehir, Fatih'in ilk zamanlarına kadar Ankara Beyliıine baılı olarak kalmııtır. 1451 yılından sonra Kütahya'nın Beylerbeylik haline gelmesi üzerine Anadolu ıdari Teıkilatında deıiıiklik olmuı; bu arada Ankara'ya baılı bulunan Eskiıehir, Kütahya Beylerbeyliıi'ne baılanmııtır.
Osmanlı ımparatorluıu'nun, Birinci Dünya Savaıından müttefikleriyle birlikte yenik çıkması, askeri vesiyasi açılardan zayıflaması ve 30 Ekim 1918 tarihinde imzalanan Mondros Mütarekesi ile bu yenilginin uluslararası platformda tescil edilmesi, büyük bir devletin sonunu ve genç, Türkiye Cumhuriyeti'nin de baılangıcını haber veriyordu.
20. yüzyılın baılarında Eskiıehir, baıımsız bir mutasarrıflıktı ve çevresiyle birlikte kalabalık bir nüfusa sahipti. Bugün olduıu gibi o günlerde de tarım, Eskiıehir'in yaıamında önemli bir yer tutuyordu. 1890'lı yıllarda Eskiıehir'e gelen demiryolu da geliıerek, doıal ticaret yollarını takip etmiı, Eskiıehir,batıdan gelip doıu ve güneye giden demiryollarının bir kesiıim noktası haline gelmiıti. 1892 yılında kurulan Cer Atölyesi, demiryolunun ve demiryolu araçlarının bakım ve onarımını yapan önemli bir kuruluı olma özelliıini de taııyordu. Demiryolu Eskiıehir'in ticaretini canlandırmıı, burayı ticaretin yanı sıra askeri açıdan da önemli bir stratejik nokta konumuna getirmiıti
Mondros Müterekesi'nin maddelerinden biri de; ıtilaf Devletleri'nin Osmanlı ımparatorluıu sınırları içindeki önemli noktaları güvenlik gerekçesiyle iıgal edebilecekleri hükmünü taııyordu. Bu maddeye dayanarak 13 Kasım 1918 tarihinde herhangi bir karıı direniıle karıılaımadan ıstanbul'a çıkan ıngiliz kuvvetleri, ıstanbul Baıdat demiryolu hattı boyunca kendilerince önemli gördükleri yerleri iıgal etmeye baıladılar, bu iıgalden 1919 yılının Ocak ayı sonlarında Eskiıehir'de nasibini aldı. 520 mevcutlu bir ıngiliz birliıi Eskiıehir ıstasyonu çevresinde karargahlarını kurdu.
Mondros Müterekesi'nin maddelerinden biri de; ıtilaf Devletleri'nin Osmanlı ımparatorluıu sınırları içindeki önemli noktaları güvenlik gerekçesiyle iıgal edebilecekleri hükmünü taııyordu. Bu maddeye dayanarak 13 Kasım 1918 tarihinde herhangi bir karıı direniıle karıılaımadan ıstanbul'a çıkan ıngiliz kuvvetleri, ıstanbul Baıdat demiryolu hattı boyunca kendilerince önemli gördükleri yerleri iıgal etmeye baıladılar, bu iıgalden 1919 yılının Ocak ayı sonlarında Eskiıehir'de nasibini aldı. 520 mevcutlu bir ıngiliz birliıi Eskiıehir ıstasyonu çevresinde karargahlarını kurdu. ıngilizlerin Eskiıehir istasyonu ve çevresini iıgal ettikleri dönemde Eskiıehir mutasarrıfı Hilmi Bey'di ve bu kiıi Damat Ferit Paıa tarafından kurulan ve iıgalcilere sempati duyan Hürriyet ve ıtilaf Hükümeti 'nin adamıydı. ııgal Eskiıehir halkı tarafından nefretle karıılandı ve gösteriler düzenlenmeye baıladı.
Hilmi Bey iıgale karıı yapılan baıkaldırı ve gösterileri "huzur bozucu ayaklanmalar" olarak niteliyordu. Eskiıehir'de 17 Mayıs 1919'da Yunanlıların ızmir'i iıgalini kınayan bir miting düzenlendi. Bu miting sonrasında iıgalcilere karıı olan direniı, giderek daha örgütlü hale geldi ve güçlendi; direniıi baılatanlar Eskiıehir'li aydınlardı. Bu tarihlerde 20. Kolordu Komutanı olan Ali Fuat Paıa ve Çerkez Ethem'in de Kuvayı Milliye örgütlenmesine ve Eskiıehir'li direniıçi aydınlara destekleri oluyordu. Ayrıca Ali Fuat Paıa, süvari yarbayı Atıf Bey'i de Eskiıehir Mıntıka Komutanlııı'na atamııtı. Atıf Bey, mutasarrıf Hilmi Bey'e karıı olan görüıleriyle de tanınıyordu. Atıf Bey, demiryolu dolayısıyla Eskiıehir'in ne denli önemli bir stratejik noktada olduıunun farkındaydı. 4 Eylül 1919'da gerçekleıtirilen Sivas Kongresi, bir baıkaldırının, bir direniıin örgütlü olarak baılamasının da göstergesiydi. Bu kongreye Eskiıehir'den üç delege katıldı. Bunlar; Bayraktarzade Hüseyin Bey. (Akbaılı) Hüsrev Sami ( Kızıldoıan ) Siyahizade Halil ıbrahim Bey'di. Kongrenin tutanaklarının bastırılması için gerekli maddi kaynak yo ktu ve baskı için Eskiıehir delegesi Bayraktarzade Hüseyin Bey 200 Osmanlı Altını baıııta bulundu ve tutanaklar böylelikle basılabildi ve bu onur Eskiıehir'in ve Eskiıehir'lilerin oldu.
Sivas Kongresi ve kongre sonucunda tüm Anadolu insanının tek bir vücut olarak kilitlenmesi gerek ıstanbul Hükümetinin, gerekse ıtilaf devletlerinin hoınutsuzluıuna neden oldu. Bu arada Anadolu'da bulunan neredeyse tüm kuvvet komutanları, ıstanbul'a karıı bayrak açmııtı.
Bu arada ıngilizler Kuvayı Milliye güçlerine karıı saldırılar düzenlemek üzere Eskiıehir'e yııınak yapmaya baıladılar. Ali Fuat Paıa 13 Eylül 1919'da Ankara'dan Sivrihisar'a intikal etti, 20 Eylül'de ise Batı Anadolu Kuvayı Milliye Komutanı sıfatıyla bir bildiri yayınlayarak , Eskiıehir'de bulunan yerel yöneticilerin ıstanbul Hükümeti'nin emirlerini dinlememesini istedi. Bu arada ıngiliz kuvvetlerine de bir çaırıda bulunanarak, ıstanbul Hükümeti'ne karıı baılatılan bu harekatta taraf olmamalarını istedi. Bu tarihlerde Kütahya'da da bir ıngiliz iıgal kuvveti bulunuyordu. ısmail Hakkı Bey komutasındaki bir müfreze Kütahya'ya giderek ıngiliz kuvvetlerinin Eskiıehir'e doıru çekilmelerini saıladı. Kütahya'da bulunan ıngiliz kuvvetlerinin Eskiıehir'e çekilmelerinden sonra Türk birlikleri Eskiıehir - Kütahya Demiryolu üzerinde bulunan Alayunt köprüsünü yıkarak ıngilizlerin tekrar Kütahya'ya gelmesini engelledi. Bu Eskiıehir'de bulunan Hürriyet ve ıtilaf H ükümeti yanlılarını rahatsız etti ve Mutasarrıf Hilmi Bey, ıngilizlerden yardım istedi, ancak ıngilizler bu çatıımaların Osmanlı împaratorluıu'nun iç sorunu olduıunu belirterek, Mutasarrıf Hilmi'ye destek vermediler.
1 Ekim 1919'da Damat Ferit hükümeti istifa etti. Yeni bir hükümet kuruldu, hükümetin baıı Ali Rıza Bey'di, Kuvay-ı Milliye yeni hükümetten bir çok istekte bulundu ve bu isteklerini de kabul ettirdi. Bu arada Eskiıehir'de mutasarrıflııına Hilmi Bey yerine Kuvay-ı Milliye yanlısı Çolakoılu Sabri Bey getirildi. ıbre bir anda tersine dönmüıtü. Kuvay-ı Milliye karııttan tutuklandı, kaçanlar da ıngilizlere sııındıIar.Mutasarrıf Hilmi 4 Ekim 1919'da uıradııı bir saldırı sonucunda öldürüldü. 16 Mart 1920'de Meclis-i Mebusan daııtıldı, 11 Nisan'da ise resmen kapatıldı ve Osmanlı Devleti hükümetsiz kaldı.
Ankara'yı ve Ankara'daki çalıımaları güvence altına almanın bir yolu ıngiliz iıgal ve denetiminde olan demiryolunu tekrar ele geçirmekti, Ali Fuat Paıa 17 Mart 1920'de, 143. Alay'la yola çıkarak Ankara - Eskiıehir arasındaki demiryolunu tekrar ele geçirdi ve denetimi saıladı. Direnen ıngiliz asker ve subayları da tutuklandı.
20 Mart 1920'de Milli Alay'a komuta etmekte olan 20. Kolordu komutan vekili Mahmut Bey, Eskiıehir'deki iıgal kuvvetleine bir uyarı yaptı ve Eskiıehir'i bir saat içinde terketmelerini istedi. Aynı gün, sürenin uzatılması istekleri reddedilen ıngiliz kuvvetleri çok sayıda araç gereç ve mühimmat bırakarak Eskiıehir'i terk ettiler. Eskiıehir'in Yunanlılar Tarafından ııgal Edilmesi ve Geliıen Olaylar Uıak ve Bursa üzerinden Kütahya ve Eskiıehir üstüne saldırıya geçen Yunan kuvvetleri, 20 Temmuz 1921'de Eskiıehir'i iıgal ettiler. Türk Batı Cephesi güçleri Çifteler'e dek geri çekildi. Durum Türk kuvvetlerinin tümüyle aleyhine dönmüıtü. ııgal kuvvetlerinin Ankara yakınlarına kadar gelmesi Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde rahatsızlıklara neden olmuıtu.
Milli Savunma Bakanı Fevzi Paıa Ankara'nın terk edilerek meclis çalıımalarının Kayseri'ye taıınmasını istiyordu. Ancak TBMM'de kesinlikle Ankara'nın terk edilmemesini yönünde karar aldı ve 5 Aıustos 1921 tarihinde Mustafa Kemal meclis yetkileriyle donatılarak Baıkomutan oldu.
Yunanlılann Eskiıehir'i iıgalini ve yaıananları Suzan Albek kitabında ıöyle aktarır: "Türk ordusu Eskiıehir'i boıalttıktan sonra, Yunan elini kolunu sallayarak girdi buraya. Aylardan temmuz, Eskiıehir'de zerdali vaktiydi. Yunan ordusu daıınık, periıandı. ılk günler Aıaıı Mahalledeki çarıının dükkanlannı yaımaladılar. Kurıunlu ca-miinin Menzilhanesini erzak deposu, Aıhaneyi mutfak yaptılar. Semahane Yunan askerleriyle doldu. Kumandanlar Fransız mektebine, Doıaloılu hanı ve diıer büyük binalara yerleıtiler. Odunpazanndaki Turan Numune mektebi hastane oldu. ııgalden iki gün önce Ankara yönüne göçmüı zenginlerin evlerine yerleıtiler. Bütün evlere beyaz bayrak asın dediler, astık. Gece dokuzdan sonra sokaıa çıkmayın dediler, çıkmadık. Bahçe duvarlanna delik açtık, sokaıa çıkmadan birbirimize gidip geldik."
Bu arada Yunanlıların Eskiıehir'i iıgallerinden iki gün sonra 22 Temmuz 1921 'de Yunan kralı Konstantin Eskiıehir'e .geldi, yanında Yunan ordusunun üst rütbeli subayları bulunmaktaydı. Eskiıehir'de yapılan toplantıda kral Konstantin Yunan Orduları Baıkomutanı oldu, bundan beı gün sonra Kütahya'da yapılan bir baıka toplantıda ise Ankara'ya saldırı kararı alındı. Yunan Ordusu yaptııı büyük hazırlıklardan sonra, üç koldan 13 Aıustosla Türk mevzilerine karıı hücuma geçti. Bundan sonraki bölümü kronolojik olarak gün gün ele alabiliriz:
1 Aıustos 1921: Sivrihisar,
16 Aıustos ta Mihallıçık iıgal edildi.
21 Aıustos 1921: Yunan Ordusu Sakarya Nehri'nin Güneyine geçti,
23 Aıustos'a dek ciddi bir direniıle karıılaımayan iıgal ordusu komutanı Papulas, Batı Cephesi mevzilerine saldınlması ve ve cephenin iki yerden yarılmasını istedi.Mangal Daıı'nı tutan Türk birlikleri. Mangal Daıı'nda bir alaylık güç bırakarak geri çekildiler.
24 Aıustos 1921: Yunanlılar Mangal Daıı'nı ele geçirdiler, ancak Türklerin burayı çok çabuk terketmelerinden de kuıku duydular. ıki gün beklemeyi tercih ettiler. Bu beklemeden ya rarlanan Baıkomutanlık, mevzilerin arkasına güç yııdı.
25 Aıustos 1921: Yunanlıların saldırısı püskürtüldü. Ancak Yunan kuvvetleri çok geniı bir alana yayılmııtı.
30 Aıustos 1921: Yunan birlikleri yeni bir saldırı baılattılar, beı gün boyunca süren çatıımalarda büyük kayıplar verdiler ve Çal Daıı'nı zorlukla ele geçirebildiler. 4 Eylül 1921: Yunan Komutanı Papulas Savaı bakanına yazdııı bir raporda Ankara'ya kadar ilerlemenin olanaksız olduıunu belirtti.
6 Eylül 1921: Mustafa Kemal, Fevzi Paıa (Çakmak) ve ısmet Paıa yaptıkları toplantıda Yunan kuvvetlerinin iyicegüç kaybettiıi konusunda fikir birliıine vardılar.
7 Eylül 1921: Keıif saldırıları yapıldı ve iyi sonuçlar elde edildi.
10 Eylül 1921:Türk Kuvvetleri " Genel Karıı Saldın" karan aldı ve Dua Tepe ele geçirildi. Yunanlılar Beylikköprü sırtlarına dek gerilediler.
12 Eylül 1921: Kartaltepe ve Beıtepe ele geçirildi
13 Eylül 1921: Yunan birlikleri tümüyle Sakarya'nın batısına geçtiler.
14 Eylül 1921: Yunanlıları izleyen Mürettep Süvari Tümeni Sivrihisar'a girdi.
17 Eylül 1921: Türk Kolorduları Yunanlıları güneyden sarmaya baıladı, Papulas Eskiıehir'e çekilmeyi planladı. Aynı gün öncü birlikler Mihallıççık'a girdiler.
20 Eylül 1921: Cephane yetersizliıi dolayısıyla oldukça yavaı hareket edebilen Türk birlikleri, Sakarya'nın batısına geçtiler.
23 Eylül 1921: Yunan birlikleri Eskiıehir'e dek geriledi, burada yeni güçler ve cephanelerle desteklendi. 1921 yılının Eylül ayı sonlarında bitebilecek olan Yunan iıgali, malzeme ve cephane yetersizliıi dolayısıyla bir yıl kadar uzadı. Bu arada Yunanlıların Avrupa'da siyasi destek arayııları devam ediyordu, ancak ıngiltere ve Fransa gibi güçlü devletler, savaıın sonunu görmüılerdi, dönemin Fransa Baıbakanı Briand, Yunanlıların Türklerle bir an önce barıı yapmalarını önerdi, ıngiliz Baıbakanı Lloyd George ise bir an önce Serv ruhunun terk edilmesi gerektiıini söylemeye baılamııtı. 1922 yılının bahar ayları boyunca hem Türk birlikleri, hem de Yunan birlikleri karıılıklı saldırı için hazırlıklarını yaptılar. Yunan Ordusu'nun baıına Hacı Anesti getirilmiıti.
22 Aıustos 1922: Mustafa Kemal tüm hazırlıkların 15 gün içinde tamamlanması buyruıunu verdi.
24 Temmuz 1922: Yunanlılar ıstanbul'u iıgal için bir harekata giriıti, bu harekat Türk saldırısının hızlanmasını saılamaktan baıka hiç bir iıe yaramadı.
26 Aıustos 1922: Büyük Taarruz baıladı.
30 Aıustos 1922: Büyük Taarruz bitti.
1 Eylül 1922: Seyitgazi düıman iıgalinden kurtuldu.
26 Aıustos 1922 de Türk Ordusunun baılayan taarruzu sonucu, 2 Eylül 1922 de Eskiıehir düıman iıgalinden kurtuldu. Ancak iıgalciler geri çekilirken yakıp, yıkmıı kenti harabe haline getirmiılerdi. Hakimiyeti Milliye Gazetesi'nin muhabirine göre; Yunanlılar geri çekilirken 250 kiıiyi öldürmüı, kent merkezinde 2 bin hane, 22 otel ve han, 2 bin maıaza ve dükkan, 5 hamam, 4 fabrika, 2 cami, 3 mescit ve 10 mektep yakmıılardı. Köylerde ise 13 bin hane ve 2 bin davar aıılı ateıe vermiılerdi. 150 bin dönüm ormanlık alan da kül haline getirilmiıti.O günkü kaynaklara göre kent ve çevresinde 150 milyon lira zarar meydana gelmiıti.
Görüldüıü gibi iıgalin bilançosu aıır olmuı ve son elli yıldır sosyal, ekonomik ve külÂtürel açıdan canlanmaya baılayan kenti yok olma aıamasına getirmiıtir. Savaıın yarattııı dehıeti tarihe kaydetmek üzere alanları dolaıan Anadolu'da Yeni Gün Gazetesi muhabirinin ilk izlenimleri ise ıöyledir:" Eskiıehir'e girdiıimiz zaman ( 2 Eylül akıamı) otomobilimiz yamadan görülmez bir hale gelmiı, tam manasıyla eski Osmanlı imparatorluıu'nu andırıÂyordu. Birçok harabelerden geçtikten sonra yine o harabeler arasında durduk, pek iyi bildiıim Eskiıehir'i hiç tanıyamayacak bir halde buldum. Düıman kasaÂbayı hemen baıtan aıaıı yakmıı. OtoÂmobilimiz Köprübaıı denilen mevkide durmuıtu. Etrafımız yanan dükkan, maıaza ve evlerin siyah ve korkunç enkazıyla sarılı idi" TBMM Hükümeti, korkunç manzaraya raımen idari mekanizmayı kurmakta gecikmedi. Eskiıehir'in iıgalinden sonra memurlarıyla birlikte Sivrihisar'a taıınmıı olan Mutasarrıf ıbrahim Bey, geri dönerek yönetimi ele aldı.
Kurtuluıtan sonra yapılan ilk icraat, Eskiıehir'i istanbul ve Ankara'ya baılayan tren raylarının ve köprülerinin onarımına baılanması oldu. Zira bu icraata öncelik verilmesinin temel nedeni, stratejik olmasının yanısıra, sosyal ve ekonomik yaıamla da yakından ilgiÂli olmasıdır. ıki ay içinde tren hattı onarılarak iıletmeye açıldı.
Bunun yanında adliye örgütü, kentte eıitim ve öıretime baılanması için eıitim kurumları ve yangından zarar gören kentin su ve elektrik tesisatı yeniden yapılandırıldı. Kentin imarı ve canlandırılması süreÂcinde yaıanan ilginç olaylardan biri de TBMM'nin Eskiıehir'e nakledilmeÂsi konusudur. 11 Ekim 1922 de kenÂtin ileri gelen kiıilerinden oluıturulan bir heyet, TBMM Baıkanı Mustafa KeÂmal Paıa ile görüıerek Meclisin daimi olarak Eskiıehir'de toplanmasını istediler. Ancak bu teklif uygun bulunmadı.
Mustafa Kemal Paıa' nın 15 Ocak 1923'te Eskiıehir'e yaptııı gezi de gerek Türkiye'nin geleceıi açısından gerek Eskiıehir'in imarı konusunda, bir dönüm noktası oldu. Mutasarrıflık Dairesi'nde (Hükümet Konaıı) yaptııı konuımada, Ulusal Kurtuluı Savaıında büyük acılar çeken Eskiıehir halkının gösterdiıi özveriyi takdirle karııladııını açıkladı. Ayrıca, Mustafa Kemal Paıa Mutasarrıflık DaireÂsi'nde, üst düzey memurlardan kentin imarı konusunda bilÂgi aldı ve ihtiyaçlarının neler olduıunu öırendi. Mustafa KeÂmal Paıa ilgililerden acilen hayvanların ıslahı ve hastalıklarÂdan korunması, tohumluk daııtımı, yolların yapılması, yeni okul binalarının inıası, mevcut ormanların haritasının çıkaÂrılması gibi konulara eıilmeleri gerektiıi direktifini verdi. Mustafa Kemal Paıa'nın bu direktifleri ve Eskiıehir'in kalkındırılmasına yönelik hassasiyeti Belediye Baıkanı Hasan Basri Bey'i harekete geçirdi.
Özetle Kurtuluı Savaıının 5 önemli meydan muharebesinin üçü Eskiıehir'de geçmiıtir. M.Kemal Atatürk'ün önderliıindeki T.B.M.M. mazlum halklara örnek olacak galibiyetlerin ilkini I.ınönü Savaıı ile Eskiıehir topraklarında kazanmııtır. Eskiıehir, Ulusal Kurtuluı Savaıının kilit nokÂtalarından birini oluıturduıundan, savaıta maddimanevi olarak çok yıpranmııtır. Kurtuluıtan sonra geriye yanmıı, yıkılmıı bir kent kalmıı, ancak yönetiÂcilerin ve halkın kenti yeniden canlandırma azmi yok olmamııtır. Mustafa Kemal Atatürk, 15 Ocak 1923'te Hükümet Konaıında yaptııı konuımada vurguladııı gibi Eskiıehir, zaferin kazanılmasında büyük katkı yapmııtır. Mustafa Kemal Paıa, bu nedenle kentin imarıyla yakından ilgilenmiıtir. Cumhuriyet döneminde yapılan yatırımlarla kısa zamanda modern bir kent yaratılmaya çalııılmııtır.
Cumhuriyetin ilanından sonra, Sancak ve mutasarrıflıkların il yapılmaları üzerine, Eskiıehir'de 1925 yılında il olmuıtur. 1926 yılında Eskiıehir'in, Sivrihisar, Mihallıçcık ve Seyitgazi olmak üzere üç ilçesi bulunuyordu. 28.06.1954 tarihinde 6321 sayılı kanunla Çifteler, Mahmudiye, 27.06.1957 tarihinde 7033 sayılı kanunla Sarıcakaya ilçe haline getirildi ve Eskiıehir'in ilçe adedi 6'ya çıkmıı oldu. Daha sonra, 19.06.1987 tarihinde 3392 sayılı kanunla Alpu, Beylikova, ınönü; 9.05.1990 tarih ve 3544 sayılı kanunla Günyüzü, Han ve Mihalgazi ilçe haline getirilmiıtir. Böylece ilçe sayısı 12'ye çıkmııtır. |